Dünyada ve özellikle Türkiye’de revaçta olan girişimciliğe ilgi gün geçtikçe artıyor. Yaşadığımız hızlı çağda insanlar artık emekli olmadan hayatın tadını çıkarmak istiyorlar ve bu nedenle girişimciliğe başvuruyorlar. Ancak girişimciliğin ne olduğu, kime girişimci dendiğini ve bir girişimcinin özelliklerinin ne olduğunu bilmeden bu işe atılanlar büyük kayıplar verebilir. Bu videomuzda ise tam da bu önemli üç konudan en önemli detayları ile bahsedeceğiz. Öncelikle girişimciliğin ne olduğunu açıklayalım.

Girişimcilik nedir?

Girişimcilik günümüzden 20 bin yıl öncesine kadar uzanan bir meslek. Daha para bile icat edilmeden insanlar taştan yaptıkları avcılık aletlerini belli bir bedel karşılığında pazarlıyorlardı. Günümüzdeki girişimcilik anlayışı şekillenene kadar da tarihte; yerleşik hayata geçme, paranın icadı, sanayi devrimi ve savaşların ardından inşa edilen modern dünyanın şartlarından etkilendi. Tarihin her döneminde insanların ihtiyaçları değişti ve bu ihtiyaçları tespit edip pazara girenler kârlı çıktı.

Yani bakıldığında girişimcilik, pazar ortamındaki açığı fark ederek kalıpları yıkacak bir fikirle aksiyona geçmeye denir. Girişimcilik, günümüzde de sanayi, ticaret ve benzeri alanlarda belli bir sermaye ortaya koyarak kâr amacı ile risk üstlenen kişinin gerçekleştirdiği atılıma denir.

Bu noktada girişimcilikle beraber anacağımız en önemli kavram ise “risk” Çünkü riski üstlenmeden ve kabul etmeden girişim yapmak mümkün değil. 

Potansiyel işi fikre döktükten sonrasında başlayacağınız girişimde sadece yatırdığınız para değil, vaktiniz ve enerjinizi de doğru kullanmanız gerekecek. Risk tam da bu noktada başlıyor. Ancak risk alınmayan hiçbir işin tatmin edecek bir getirisi olamaz.

Başarılı girişimciler işin risk tarafından bahsederken mutlaka bir plan çerçevesinde hareket etmenin önemine vurgu yapıyorlar. Her daim potansiyelin farkına vararak hareket etmek riskin verdiği stresi azaltacaktır. 

Girişimciliğin pek çok türü bulunuyor. Yaratıcı girişimcilik, sosyal girişimcilik, iç veya dış girişimcilik, kadın girişimciliği ve internet girişimciliği gibi pek çok kategori ile birbirinden ayrılabilse de temelde aynı amaca hizmet eder; “pazarın kurallarını yıkacak bir fikir geliştirmek” Genel algı ise girişimciliğin belli bir sermaye ile yapılabileceği yönünde ancak bu tam olarak doğru değil.

Sermaye algısı girişimcilik ile küçük işletmenin karıştırılmasına da neden olabiliyor. Ancak aslında girişimciliğin çok daha farklı bir motivasyonu bulunuyor. Küçük işletmeler var olan bir ürünü satarak kâr amacı güdüyorlar. Ancak girişimcilikte yenilikçi bir fikir ortaya konuyor. Girişimcilikte ilk adımda küçük işletme olarak başlamak çok normal, pek çok firma da ilk işine bu şekilde başladı. 

Ancak girişimciliğin diğer bir amacı da pazardaki pastadan büyük bir dilim almak. Bu da akıllıca bir planlama ile büyüme hedefini ortaya koymakla mümkün olabilir. 

Örneğin “ördek yumurtası” üretimi yapan bir kişi eğer ürettiği yumurtayı ülkedeki tüm marketlerinin raflarında satma hedefini ortaya koyarsa bu işe girişimcilik denir. Ancak üretimi yaparak işini hiçbir şekilde geliştirmez ve gelirini büyütmeye çalışmazsa küçük işletme olarak kalacaktır.

 Kısaca özetleyecek olursak girişimcilik; 

  • Pazardaki açığı dolduracak bir fikir,
  • Büyük risk ve büyük planlamalar gerektiren bir iş,
  • İlerleme hedefi ile beraber kâr getirisi olan bir amaçtır.

Bu işi üstlenen kişiye de girişimci deniyor. Ancak girişimcinin tanımı sanıldığından biraz daha farklı. 

Girişimci kime denir?

Girişimci ise kabaca bir tanımla mal ya da hizmet üretimi için gerekli olan üretim unsurlarını yöneterek kâr sağlayan kişiye denmekte. Girişimcilik risk gerektirdiği için girişimci olan kişi de risk söz konusu olduğunda geri çekilmez. Amacını hayata geçiren girişimci kâr ve statünün yanında ekonomiye de katkı sağlar. Girişimciler sayesinde yeni ihtiyaçlar karşılanır, yeni iş kolları ve imkanları oluşur ve pazara büyük yenilikler gelir. 

Girişimci sıfatı uzunca bir zamandan beri hem eleştirilere maruz kaldı hem de çokça abartıldı. Bu eleştiri ve abartılar öyle bir boyuta geldi ki işin asıl ciddiyet ve fırsatları gözden kaçırılıyor. 

Girişimci kâr amacı güderek risk almaktan çekinmeyen, yeni fikirler ortaya koyan ve başarısızlığın üstesinden gelerek yoluna devam edebilen kişiye deniyor. Ancak Forbes dergisinde 2014 senesinde yayınlanan bir makalede girişimciler için güzel bir açıklama bulunuyor: “Yarattığınız iş geçiminizi sağladığında girişimci olabilirsiniz.”

Kurulan işin kar ettirecek seviyeye gelmesi ise yine girişimci adayının yeteneklerine kalıyor. Kendi işini kuran, bir soruna çözüm üreten ve büyük hedefi olan ve tüm bunlar çerçevesinde de kâr edebilen kişiye “girişimci” deniyor.

“Girişimci” tanımını abartarak büyük bir yanılgıya yol açan diğer bir kesim de kısa sürede, emek vermeden büyük paralar kazanılacağını iddia ediyor. Gelin girişimci olarak tanıdığımız başarılı isimlere bir bakalım. Bu girişimci tanımının daha net anlaşılmasını sağlayacaktır.

Dünyanın en zengin insanları arasına giren ve pek çok farklı sektörde başarıyı yakalayan Elon Musk, online eğitim dendiğinde akla ilk gelen Udemy sitesinin kurucusu Eren Bali ve daha 2001 senesinden bugünleri görerek Yemeksepeti’ni kuran Nevzat Aydın… 

Bu isimler ve daha nice başarılı girişimci aslında gelecekte insanların büyük ihtiyaçlarını görebilmiş, ortaya fikirlerini koymuş ve inançlarını gerçekleştirebilmiş insanlar. En büyük sermayeleriyse bilgi birikimleri, öngörüleri ve azimleri.

Girişimci dediğimiz insanlar bu amaçlarını gerçekleştirmek için çalışırken bir yandan da ekonomiye katkı sağlar ve hayatı kolaylaştıran fikirleri ile topluma da katkısı olan kişilerdir. Peki, girişimci olmak için hangi özelliklere sahip olmak gerekiyor? 

Girişimcinin özellikleri ne olmalı?

Girişimcilik nereden bakılırsa bakılsın herkese cazip gelen bir alan. Ancak herkes girişimci olabilir mi bu tartışılır. Çünkü asıl önemli noktalar gözden kaçırıldığında girişimciliğe başlayanlar büyük bir hüsranla karşılaşıyorlar. Herkes kendi işinin patronu olmayı, belli bir statüye gelerek büyük paralar kazanmayı ister ancak girişimci olmak için bazı özelliklere sahip olmak gerekiyor.

Girişimci dendiğinde akıllara ilk gelen özellikler; hırslı, tutkulu ve başarı azmi oluyor. Bu özellikleri barındıran kişiler çoğunlukla girişimci olmaya yatkınlar. Öngörülü, yenilikçi ve risk yönetimini bilen karakterler ise girişimcilikte başarıya bir tık daha yakın. 

Girişimci olacak kişinin sabırlı ve kararlı olması şarttır. Bu yepyeni hayata yelken açan girişimcinin karşılaştığı engelleri akıllıca aşması gerekecek. Girişimcinin sabırlı olması ve psikolojik açıdan kendini sağlam tutabilmesi özellikle bu noktada çok önemli. Çünkü başarılı girişimcilerin kurduğu büyük şirketlerde bile hemen hemen her gün çok ufak görünen ancak büyük sonuçları olan sorunlar çıkabiliyor. 

Örneğin; Elon Musk, bir röportajında elektronik araçlarını ürettiği Tesla fabrikasında siparişlerin ufacık bir sorun nedeniyle nasıl yığıldığından bahsetti. Firma, depolama sistemini kullanmıyor ve sipariş üzerine araç üretiyor. Koskoca Tesla firmasından araç çıkmamasının nedeni sadece üç dolar değerindeki bir USB kablo. USB kablo siparişleri gümrükte yaşanan bir sorun yüzünden Çin’den gelemiyor. Gümrükte çıkan sorun için A ve B planı hazırlayan Musk’ın planları da tutmuyor. Tüm aksiliklere rağmen son çare olarak fabrikadan elemanlarını yollayarak yakınlardaki bir fabrikadan USB kabloların tümünü satın alıyorlar. Duyanları şaşkınlığa uğratsa da bu örnek Musk ve ekibinin ufacık bir sorun karşısındaki tavrı girişimcilik açısından önemli. Çok küçük bir problem karşısında üç farklı yola kafa yormak zorunda kalan Musk eğer daha ikinci düşüşünde vazgeçseydi geleceğin otomobilleri olarak görülen Tesla araçları hiç piyasaya çıkmayabilirdi bile. 

Bu örnekle birlikte girişimcilerin iyi birer lider olmaları, sorun çözücü bir karaktere sahip olmaları ve motivasyonlarını kaybetmedikleri görülüyor.

Girişimci Mark Leruste yaptığı TED konuşmasında pek çok girişimci adayına çok önemli bir mesaj verdi. Girişimciler sanıldığı gibi bolca boş vakti olan kişiler değiller ve amaçladıkları iş için yoğun bir mesai harcıyorlar. Leruste, bazen “duş alacak” vakit bile bulamayan girişimcileri tetikleyen şeyin ise “bir amaç” olduğundan bahsediyor. Bu durum aslında mesaili iş yaşantısında da aynıdır çünkü bir amaca sahip olmamak ve belirsizlik bilinci tüm insanları strese sokan bir durum. Anksiyete, sıkıntı ve depresyona bile yol açan bu duruma yakalanmamak için ise girişimcinin kendine hatırlatması gereken sağlam bir amaca ihtiyacı var. Motivasyonu kaybetmeyen girişimcinin iyi bir amacı mutlaka vardır.