Girişimcilikte başarısızlık nedenleri farklılaşmaktadır. Bu nedenlerin neler olabileceğini daha öncesinde öğrenmek ve başarısızlığın tanımını tam olarak kavrayabilmek, iş hayatına daha emin adımlar atmaya yardımcı olacaktır.

Başarı ve başarısızlık nedir?

Başarı ve başarısızlık kavramları, girişimciler için farklı anlamlar taşır. Başarı denen şeyin ne olduğu, girişimcinin hedefine göre değişir. Kimine göre bir milyon lira ciro yapmak başarı sayılırken kimi girişimciyse günlük hedefini tutturmayı başarı sayar. Başarı, girişimciye işe devam etmesi için bir yakıt görevini üstlenir. Başarma hissini yaşamak için girişimcinin geriye dönüp bakarak neleri aştığını görmesi gerekir.

Başarısızlık da gerçek girişimcilere göre büyük hedeflere giderken yaşanması gereken tecrübelerdir. Kriz anları, dikkatten kaçan bir detayın neden oldukları veya bazı kayıpların yaşanması başarısızlıktan sayılabilir. Ancak başarısızlık karşısında nasıl hareket edileceği asıl sonucu belirler. İlk başarısızlıkta “bu iş bana göre değilmiş” diyerek savaşmadan geri çekilmek, hedeflere ulaşamamanın nedenidir. Bu duruma yol açan başarısızlık korkusunu yakından tanımak gerekli.

Başarısızlık korkusu

Girişimcilikte başarısızlık nedenleri konusuna değinmeden önce başarısızlık korkusunu anlamak önemlidir. Çünkü başarısızlık korkusu, girişimci olmak isteyenlerin adım atamamalarının önündeki ne büyük engeldir. Başarısızlık korkusunun nedenleri arasında; finansal güvencesizlik, çevre baskısı ve itibarın zedelenmesi endişesi yer alıyor.

Ekonomik anlamda sıkıntı yaşayacağını düşünen girişimcilerin bu korkuyu yenmeleri için başvurdukları iki yol var. Bu girişimciler kendilerine büyük bir eğitim yatırımı yaparak yapacakları işte karşılaşabilecekleri her türlü adımı önceden hesaplıyorlar. İkinci olarak da girişimlerine başlarken asıl işlerini bırakmıyorlar. Yani bir yandan maaşlı bir işte çalışırken bir yandan da girişimlerine vakit ayırıyorlar. Girişimden para kazanmaya başladıkları anda maaşlı işlerini bırakıyorlar.

Çevre baskısı, genellikle aile ve arkadaş çevresinden gelen olumsuz bildirimlerdir ve bu durum ilk adım atma cesaretinin kaybolmasıyla sonuçlanıyor. İnsanlar, her ne kadar etkilenmeyeceklerin düşünseler de olumsuz bildirim ve başkalarından gelen baskıcı beklentiler karşısında özgüven kaybı yaşarlar. Girişimciler bu noktada işe başlarken aile ya da çevre desteği almaktan geri duruyor.

İtibar zedelenmesi endişesi ise kültürel anlamda farklılaşan bir durumdur. Gelişmiş ülkelerde başarısızlık, girişimcilik sürecine entegre olarak görüldüğü için kişileri kolayca yıldırmaz. Bu durumdan ders çıkarabilmek ve daha fazla güçlenmek işi yapmaya daha yatkın hale gelmeye yaramaktadır. Maalesef bazı çevrelerde başarısızlık, kişinin o işi yapamayacağının sinyali olarak görülür. Bu durum yalnızca çevre baskısı ile sonuçlanmaz, işe tekrar başlamak isteyen girişimcinin sektörde kötülenmesine kadar neden olabilir. Bu anlayışı değiştirmek, kalkınmanın ilk şartlarındandır.

Başarıya doğru uzanan yolda, başarısızlığın nedenlerini bilmek ve onlara karşı hazırlıklı olmak gerekir. İşte başarısızlığın nedenleri…

Başarısızlık nedenleri

Başarısızlığın altında yatan nedenler yapılan işe göre değişir. Temelde ikiye ayrılan girişimcilikte başarısızlık nedenleri psikolojik ve kurumsal olarak incelenecektir.

Psikolojik nedenler

Başarısızlıkta yapılan hataların çoğu psikolojik nedenlerden kaynaklanır. Girişimcilerin zihinlerini sağlam bir şekilde işe hazırlamaları gerekir.

Mükemmeliyetçilik

Firmaların ve firmaları yönetenlerin en büyük sorunlarından biri mükemmeliyetçiliktir. Bireysel anlamda mükemmeliyetçilik, gereksiz detaylara takılmak, vakit kaybı ve her şeyi tek başına üstlenmeye çalışmakla sonuçlanır. Yoğun stresle sonuçlanan mükemmeliyetçilik, başarının değil başarısızlığın en büyük nedenidir.

Firmalar artık başarının formülünün tek bir alanda öne çıkmak olduğunu açıklıyor. Verilen hizmette en iyisi olmak yerine, bir özelliği öne çıkarmak hedef kitleye daha hızlı ulaşmayı sağlıyor.

“Yapılmış olan mükemmel olandan daha iyidir”

Hatalardan Ders Almamak

Başarısızlıklar, girişimcilik süreciyle beraber gelen derslerdir. Ancak bu hataların defalarca kez tekrarlanması, farklı bir sonuç vermeyecektir. Girişimcilikte başarısızlık nedenleri arasındadır. Bu nedenle başarısızlık nedenlerini iyi analiz etmek ve nerede hata yapıldığını bularak bu yönü güçlendirmek önemlidir.

Bahaneler

Girişimcilerin başarısızlık nedenleri içinde bahaneler en büyük sığınaklardır. Başarısız sonuçların nedenlerini belirlemek önemlidir. Ancak zorlukla karşılaşıldığında nasıl sıyrılabilirim sorusunu sormadan baştan yenilgiyi kabul etmek, bahaneyi de beraberinde getirir.

Vizyonsuzluk

Pek çok girişimin başarısızlıkla sonuçlanmasının en büyük nedeni vizyonsuzluktur. İşe başlarken ne kadar eğitimli olursa olsun, eğer girişimci vizyonunu küçük tutuyor, yalnızca para kazanmak ya da itibar sahibi olmak için işe girişiyorsa iş uzun vadede başarıya ulaşamayacaktır. İşe başlarken bir adım geriye giderek uzunca bir yol haritası çizmek; 1, 2, 5 ve 10 yıllık hedefler koyarak bu hedefleri gündeme göre güncellemek vizyon sahibi olmaya yardımcı olur.

Özgüven Eksikliği

Çevresel baskıların neden olduğu başarısızlık nedenlerinden biri de özgüven eksikliği. Başarısızlık, tamamen vazgeçene dek ders alınması gereken hatalar dizisidir. Süreçte sürekli kendini suçlamak ve geri durmak özgüven eksikliğinin belirtisidir.

Girişim ve startup projelerinde başarılı olmak için “fake it till you make it felsefesi kullanılıyor. Özgüven eksikliğini yaşamamak ya da bu hissi bastırmak ve karşı tarafa geçirmemek için “biliyormuş gibi yapmak”tan pek bir zarar gelmez. Örneğin bir telefon aplikasyonu uygulaması fikriniz var ancak yazılımla ilgili hiçbir şey bilmiyorsanız, yazılımcılara sürekli olarak “bu nedir?” diye sormak karşı taraftan olumsuz yanıt gelmesine yol açacaktır.

Kurumsal hatalardan kaynaklanan girişimcilikte başarısızlık nedenleri

Girişim adımlarını uygularken hata yapmamak imkânsızdır. Yine de en fazla yapılan hataların nedenlerini öğrenerek bunları en aza indirmek mümkün.

İş planı yapmamak

Plansız olarak bir işte ilerlemek yaratıcılığı geliştirebilir ancak girişim bir kumar değildir. Her adım tek tek hesaplanmak zorunda değildir ancak temel bir plana sahip olmak, hazırlıklı olmak anlamına gelir.

Örneğin; e-ticarete atılmadan önce hedef kitleyi belirlemek, pazar ve rakip analizi yapmak, marka vizyonunu ortaya koymak en önemli iş planlarındandır. Bunları yapmadan işe başlamak, okyanusun ortasında can simidi ile bir yere ulaşmaya benzer.

Yanlış finans yönetimi

Girişim çarkının dönmesini sağlayan en büyük etken paradır. Para akışını kontrol etmek, fırsatları kollamak ve riski doğru yerde almak için iyi bir finans bilgisi gerekir. Muhasebe ve giderler için mutlaka bilgi sahibi olunmalıdır.

Bu başarısızlığa yakalanmadan önce girişimci adayının yapabileceği en iyi şey, girişimi küçük çaplı olarak denemektir. Örneğin ilk çıkan karton VR gözlükleri için oldukça ilkel bir web sitesi hazırlanmıştı. Girişim beklenenden daha fazla rağbet görünce ürün piyasaya daha iyi şartlarla sürüldü. Böyle bir ilk adım hem finansal anlamda öngörülü davranmayı sağlar hem de başarıyı yakınlaştırır.

Kurum içi iletişim sorunları

Ekip kurarken alanında uzman kişilerle bile çalışılsa, kurum içerisinde etkin bir iletişim olmadığında başarısızlık beraberinde gelecektir. Çalışanların girişime olan inançları ve aidiyet duygularını geliştirmek ve doğru bir iletişim kurmak çok önemlidir.

Özellikle iş tanımlarının doğru yapılması, kurum içerisinde kargaşayı önleyecek en büyük adımlardan biridir. Bunun yanında ekibe katılan kişilerin çeşitli olması, başarıya ulaşma ihtimalini artırır. Yapılan araştırmalara göre, farklı düşünceler girişimlerin başarısını artırmaktadır.

Kurum içi hareketleri yoluna sokmanın ne iyi yolu iş tanımlarını doğru şekilde oluşturmaktır.

Bilgi ve eğitimsizlik

Bilgi çağında her şey sürekli olarak devinime uğruyor. Bu nedenle artık iş yaparken ömür boyu öğrenme modeline geçilmesi gerekiyor. Bir girişime hiçbir şey bilmeden girişmek bir yere kadar götürse de sonunda patlak verecektir. Bu nedenle “öyleymiş gibi davranmak” ancak bir yandan da o noktaya erişecek bilgi birikimini edinmekle işe yarayacaktır.

Sermaye eksikliği

Sermaye herkesin sahip olabileceği bir şey değil. Ancak bir işe başlarken finansal anlamda belli bir güvencenin olması şart. Sermayesiz olarak işe başlamak, sıfırdan başlamak anlamına gelir ve altından kalkması çok zordur. Bu nedenle doğru yatırımlar yapmak ve sermayeyi bir şekilde korumak için ekonomi bilgisi edinmek gerekir.

Sermaye ve bilgi eksikliği günümüzde girişimci adaylarının yaşadığı en büyük iki başarısızlık nedeni. Ekva Group olarak bu iki nedenin de üstesinden gelmenize yardımcı oluyoruz. Sermayesiz E-ticaret Projesi, e-ticarete adım atmak isteyen ancak bilgisi olmayan girişimcilere hem online eğitim sağlıyor hem de hazır kurulu bir sistem alt yapısı veriyor. Projede sermaye gerektirecek olan e-ticaret sitesi kurulumu, tedarikçi ve ürün bulma ve kargo masrafları karşılanıyor. Bu sayede girişimci adayı bir yandan e-ticaret sitesini düzenleyip öğrenmeye devam ederken bir yandan da markasını inşa edebiliyor. Sermayesiz E-Ticaret Projesi hakkında daha fazla bilgi edinmek için buraya tıklayın.